Bir kız arkadaşı isteyen

Aradığınız arkadaşı Çapkın Kızlar kız arkadaş bul ile bulamazsanız hiç bir yerde bulamazsınız demektir! Çapkın Kızlar kız arkadaş bul. E-POSTA: ... evliliğe kendisini kapatmış olduğu halde hayatında bir erkek arkadaş isteyen dul kadınlar da çapkın kızlar manita yapma sitesi aracılığıyla mutluluğun ... 43 yaşındaki adam, ayrılmak isteyen kız arkadaşının yüzüne kezzap atıp kolunu satırla kesti Komboçya'da 43 yaşındaki Kub Pha isimli adam kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşı San Chenda'nın yüzüne asit attıktan sonra kızın kolunu satırla kesti. kız arkadaşı olduğunu unutmak şükela: tümü bugün simdi oldukca komik geliyor, ama oldu be abi. lisede begendigim bir kiz vardi, benden birkac donem daha kucuktu. onu sonradan (2004) o zamanlarin efsane klübü roxy ‘de gordum bi gece. Bayanım erkek arkadaş arıyorum diyorsan? Erkek arayan bayan profilleri, bayan arkadaş arıyorum, sevgili arıyorum, bayan arkadaş arama, arkadaşlık ilan sitesi, erkek arkadaş arayan kızlar, kız arkadaş, bayan tatil arkadaşı, bayan telefon arkadaşı arama, bayan mesaj arkadaşı, ünlü bayanlarla tanışmak, bayan arkadaş bulma, ciddi bayan arıyorum, evlenmek isteyen bayan ... Eğer sizde hala bir kız arkadaşa sahip değilseniz Sitemizde kendinize uygun birini bulabilirsiniz. Sitemiz üzerinde tatil arkadaşı arayan, erkek arkadaş arayan, sevgili arayan, ev arkadaşı arayan, evlenmek isteyen ya da İslami evlilik gerçekleştirmek isteyen bir çok kadın ve erkek bulunuyor. Kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşını vurup intihar etti. Bilecik in Bozüyük ilçesinde, kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşı Handan B.'yi 'konuşacağız' diyerek ormanlık alana götüren Yusuf U., kız arkadaşını tabancayla öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Evlenmek İsteyen Türbanlı , Tesettürlü ve Kapalı Kızlar ve Dul Bayanlar.! Ciddi ve İslami bir evlilik yapmak için türbanlı ve tesettürlü bayan arkadaş, kapalı kız arkadaş arıyorum diyenler sitemiz üzerinde aradıklarını çok rahat bir şekilde bulabiliyorlar. Eğer siz de kendi şehrimizden ya da size yakın olan başka bir şehirden ya da dünyanın herhangi bir yerinden ... Komboçya’da 43 yaşındaki Kub Pha isimli adam kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşı San Chenda’nın yüzüne asit attıktan sonra kızın kolunu satırla kesti. Korkunç olay Komboçya’da gerçekleşti. 43 yaşındaki adam kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşının hayatını ... Arkadaş Arıyorum Bayan Telefon Numaraları isteyen, karizmatik yakışıklı erkek arkadaşlar merhaba. Bayan arkadaşınız olarak telefon numaramı paylaşmak ve istediğiniz zaman benimle iletişim kurmanızı istiyorum çünkü bende en az sizler gibi yalnızlıktan sıkılmış durumdayım. Fakat öncelikle kiminle Bayan Arkadaş Arıyorum İnternette. İnternet ortamında arkadaşlık sitelerini dolaşarak kız arkadaşı ve bayan arkadaş arayanlar artık hayalindeki bayan arkadaşı çok rahat bir şekilde bulacaklar. Bayanarkadasariyor.CoM, sitesi olarak kullanıcılarımıza tamamen ücretsiz ve gereksiz bir şekilde bayan arkadaş ve arkadaş bulma fırsatını sağlamış bulunuyoruz.

SEVGİLİ OLUNMAYACAK KIZLAR LİSTESİ (309 TANE) 😳😳😳

2020.09.02 16:21 ALLAHSIZBRUH31 SEVGİLİ OLUNMAYACAK KIZLAR LİSTESİ (309 TANE) 😳😳😳

Sevgili olunmayacak kızlar listesi
1- Babası alkolik olan kızlar
2- Babasıyla arası annesinden iyi olan kızlar
3- Annesinden nefret eden kızlar
4- Half-korean kızlar
5- Asyalı erkekleri yakışıklı bulan kızlar
6- Esmer erkekleri sevmeyen kızlar
7- Atatürk'ü seven kızlar
8- Croptop giymeyen kızlar
9- 58 kilo üzeri kızlar
10- Fatshaming yapmayan kızlar
11- Siyaset konuşan kızlar
12- Feminist olmayan kızlar
13- Kızlara mal diyen kızlar
14- Mal kızlar
15- Japonlara ilgi duyan kızlar
16- 8 veya daha fazla flörtü olmuş kızlar
17- Siyah saçlı kızlar
18- Kahve rengi saçlı kızlar
19- Mavi gözlü kızlar
20- Küçük memeli kızlar
21- Sütyen giyemeyen kızlar
22- Düzensiz adet olan kızlar
23- En az bir kere idrar yolu enfeksiyonu yaşamış olan kızlar
24- Bademciklerini aldırmış kızlar
25- ''Askim'' yazan kızlar
26- Yazım kurallarına uymayan kızlar
27- Erkekler
28- Çok ironik kadınlar
29- Avukat olmak isteyen kadınlar
30- Psikolog olmak isteyen kadınlar
31- KOUJTEWOILKYJMEWPOYIJKEWOĞPYKEWY
32- 28 yaş altı kadınlar
33- My name is Yoshikage Kira. I'm 33 years old. My house is in the northeast section of Morioh, where all the villas are, and I am not married. I work as an employee for the Kame Yu department stores, and I get home every day by 8 PM at the latest. I don't smoke, but I occasionally drink.
I'm in bed by 11 PM, and make sure I get eight hours of sleep, no matter what. After having a glass of warm milk and doing about twenty minutes of stretches before going to bed, I usually have no problems sleeping until morning. Just like a baby, I wake up without any fatigue or stress in the morning. I was told there were no issues at my last check-up.
I'm trying to explain that I'm a person who wishes to live a very quiet life. I take care not to trouble myself with any enemies, like winning and losing, that would cause me to lose sleep at night. That is how I deal with society, and I know that is what brings me happiness. Although, if I were to fight I wouldn't lose to anyone.
34- Başörtüsü takmayan kızlar
35- Anime karakterlerine aşık olan kadınlar
36- Türkiye'de yaşamayı seven kızlar
37- İsmi 4 harfli olanlar
38- Soy adı Nargün olanlar
39- Soy adında ''Öz'' geçenler
40- İsmi ''İ'' ile başlayanlar
41- En az bir bölüm jojo izlemiş olanlar
42- En az bir tane Kar-Wai Wong filmi izlemiş olanlar
43- Tarantino'nun ayaklarını yalamasını içinden geçirdiğini kabul etmeyenler
44- İkinci ismi Melisa olanlar
45- İlk isminin sonunda Naz olanlar
46- En iyi arkadaşı 190+ olanlar
47- 79 yaş üzeri kadınlar
48- İkizler burcu olanlar
49- Esfj olanlar
50- Burçlara inananlar
51- Arsız bela dinlemeyenler
52- Jakuzi dinleyenler
53- Manga sevenler (Grup olan)
54- Manga sevenler (Renksiz çizgi roman olan)
55- Batman seven
56- Marvel filmi sevenler
57- Soy adı bir hayvan olanlar
58- 46 kromozomu olanlar
59- 47 kromozomu olanlar
60- Bipolar olanlar
61- İntihara meyilli olanlar
62- Community izlememiş olanlar
63- Adı Selin olanlar
64- En az 3 kere anal seks yapmamış olanlar
65- Borderline olanlar
66- Soy adı Giovanna olanlar
67- Soy adı herhangi bir kurgusal karakter olanlar
68- Soy adı Çoban olanlar
69- Balık burcu olanlar
70- Terazi burcu olanlar
71- Lolde en az 20 tane hediye almayanlar
72- Lolde en az 20 tane hediye alanlar
73- Janna hariç bir karakter oynayanlar
74- Lolde onlara yapılan cinsiyetçiliği takmayıp support oynamaya devam edenler
75- Yemek yapmayı bilmeyenler
76- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
77- Türkiye topraklarında yaşamını sürdürenler
78- Trans arkadaşı olanlar
79- Transfobikler
80- En yakın arkadaşının ismi Yusuf olanlar
81- Çirkin erkeklerle takılanlar
82- Havanın ne kadar sıcak olduğunu söyleyip duranlar
83- İsmi unisex olanlar
84- Soy adında ''Oğlu'' olanlar
85- Soy adı Çetin olanlar
86- İsmi Çetin olanlar
87- Emoji kullananlar
88- :pleading_face: bu emojiyi kullananlar
89- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
90- Saçları uzun olanlar
91- İsmini sevmeyenler
92- Modern ismi olanlar (Liya/Miya/Sikimiyala)
93- Anime kızları
94- Cosplay yapanlar
95- İsmi ''S'' ile başlayanlar
96- Cyberpunk 2077 oynamayacaklar
97- İsminde ''Ö'' olanlar
98- Sanat filmi izleyen kızlar
99- Scott Pilgrim vs The World izleyen kızlar
100- 500 days of summer izleyen kızlar
101- Oğlunun ismini unisex koyanlar veya izin verenler
102- Oğlunun içten içe gay olmasını isteyenler
103- K-pop dinleyenler
104- En az bir kere porno izlemiş olanlar
105- İspanyol dizisi izlemiş olanlar
106- J-pop dinleyenler
107- Porcupine Tree dinleyenler
108- Pink Floyd dinleyenler
109- R&B dinleyenler
110- Rap dinleyenler
111- Vtuber izleyenler
112- Irkçılar
113- Hümanistler
114- Sağcılar
115- Liberaller
116- Hayatında en az bir kere Grinin 50 tonu izlemiş olanlar
117- Adana'da yaşayanlar
118- Grimm izlememiş olanlar
119- Fringe izlememiş olanlar
120- Cinsiyetçi şakalar yapanlar
121- Cinsiyetçi şakalara alınanlar
122- Incel gördüğünde profilinde paylaşıp linçletmeye çalışanlar
123- Emo olmayanlar
124- Saçını en az 1 kere boyatmamış olanlar
125- Gacha oynayanlar
126- Bu listeyi ciddiye alanlar
127- FFXV oynayanlar
128- Doom oynamayanlar
129- Doom müziği dinlemeyenler
130- Doom'un ilk 3 oyununu oynamış olanlar
131- Aleyna Tilki sevmeyenler
132- Thom Yorke'u sevmeyenler
133- Hazır noodle yiyenler
134- Depresifler
135- Makyaj yapmayanlar
136- Makyaj yapmadığını iddia edenler
137- Anne Hathaway olmayanlar
138- Atatürk
139- İsmi japonca olanlar
140- İsminde latin alfabesi hariç harf bulunduranlar
141- Lol oynayan biriyle sevgili olmuş olanlar
142- Kısa boylu erkeklerle sevgili olurum diyenler
143- Asyalı kadınlara benzemek isteyenler
144- Şişkolar
145- Anoreksikler
146- Klasik müzik dinleyenler
147- Bu listeden en az 100 çekmeyenler
148- Avrupa'lılar
149- Belirli insanların listesinde olanlar
150- Mozart dinleyenler
151- Tesla'yı zeki zannedenler
152- Einstein'ın aslında üniversitede tanıştığı sevgilisi sayesinde bu kadar tez yazdığını bilmeyenler
153- Soy adında ''Kılıç'' olanlar
155- İsmi Buse olanlar
156- İsmi Dilara olanlar
157- İsmi İrem olanlar
158- İsmi Selin olanlar
159- İsmi Pelin olanlar
160- İsmi Sezin olanlar
161- İsmi Sıla olanlar
162- İsmi Sena olanlar
163- İsmi Özge olanlar
164- İsmi Özlem olanlar
165- İsmi Ayşe olanlar
166- İsmi Abay olanlar
167- İsmi Ada olanlar
168- İsmi Eda olanlar
169- İsmi Açelya olanlar
170- İsmi Deniz olanlar
171- İsmi Toprak olanlar
172- İsmi Su olanlar
173- İsmi Beril olanlar
174- İsmi Arya olanlar
175- İsmi Aleyna olanlar
176- İsmi Almira olanlar
177- İsmi Beren olanlar
178- İsmi Cansel olanlar
179- İsmi Armin olanlar
180- İsmi Ceyda olanlar
181- İsmi Cansu olanlar
182- İsmi Beyza olanlar
183- İsmi Aslı olanlar
184- İsmi Aslıhan olanlar
185- İsmi Beliz olanlar
186- İsmi Berfin olanlar
187- İsmi Ezgi olanlar
188- İsmi Merve olanlar
189- İsmi Ece olanlar
190- İsmi Aylin olanlar
191- İsmi Aysel olanlar
192- İsmi Ecem olanlar
193- İsmi Damla olanlar
194- İsmi Aysu olanlar
195- İsmi Yağmur olanlar
196- İsmi Dilan olanlar
197- İsmi Yağmur olanlar
198- İsmi Berfin olanlar
199- İsmi Beril olanlar
200- İsmi Berna olanlar
201- İsmi Berrak olanlar
202- İsmi Dünya olanlar
203- İsmi Zeynep olanlar
204- İsmi Süreyya olanlar
205- İsmi Tuğba olanlar
206- İsmi Ülkü olanlar
207- İsmi Asena olanlar
208- İsmi Pınar olanlar
209- İsmi Petek olanlar
210- İsmi Sinem olanlar
211- İsmi Öykü olanlar
212- İsmi Oya olanlar
213- İsmi Nil olanlar
214- İsmi Melike olanlar
215- İsmi Mine olanlar
216- İsmi Leyla olanlar
217- İsmi Kıvılcım olanlar
218- İsmi Nur olanlar
219- İsmi İdil olanlar
220- İsmi Süveybe olanlar
221- İsmi İlkim olanlar
222- İsmi İlgim olanlar
223- İsmi İlgin olanlar
224- İsmi Hazal olanlar
225- İsmi Hande olanlar
226- İsmi Fulya olanlar
227- İsmi Funda olanlar
228- İsmi İrem olanlar
229- İsmi Duru olanlar
230- İsmi Buket olanlar
231- Kızdan çok erkek arkadaşı olanlar
232- Fotoğraflarda burnunu montajlayan kızlar
233- Fotoğraflarında vücudunu montajlayan kızlar
234- Sosyal medya kullanan kızlar
235- Bgy'ye bir kere girmiş kızlar
236- Bgy'ye girmiş bir tane arkadaşı olan kızlar
237- Alvin ve sincaplarına benzer ses tonu olan kızlar
238- Eski sevgilisine aşık olup her sarhoş olduğunda eski sevgilisini arayan kızlar
239- Eski sevgilisi ölenler
240- Eski sevgilisine şiddet uygulayanlar
241- Kendini değersiz görenler
242- Kendini sevmeyenler
243- Ne kadar müthiş olduğunu durmadan söylemene rağmen kendine hakaret edip kendinden nefret ettiren kızlar
244- Bu listedeyi misojenist bir şey olarak gören kızlar
245- Bu liste cinsiyetçi olamaz çünkü ben cinsiyetçi değilim en iyi arkadaşım kız nasıl cinsiyetçi olabilirim ki
246- Alacakaranlık'ta Robert Pattinson yerine uzun saçlı kurt çocuğu sevenler
247- Alacakaranlık izlememiş olanlar
248- James Charles izleyenler
249- Twitter trendlerini takip etmeyenler
250- Militarist kızlar
251- Tembel kızlar
252- Yağ oranı %8den fazla olan kızlar
253- Kilosuyla takıntılı kızlar
254- Kızlarla anlaşamayan kızlar
255- Durmadan küfür edenler
256- ''Maskülen'' davranmaya çalışan kızlar
257- Feminen olmayan kızlara kötü davranan kızlar
258- Penisi 13 cmden küçük olan kızlar
259- Arkadaşı olmayan kızlar
260- Ebevyenleri boşanmış kızlar
261- Sağlıklı bir aileden gelen kızlar
262- Fakir kızlar
263- Fakir erkekleri seven kızlar
264- Sokakta gördüğü dilencilere tekme atmayan kızlar
265- Feministlere söven kızlar
266- Arabesk dinleyen kızlar
267- Antidepresan kullanmayanlar
268- Empatlar
269- Günde 2 öğünden fazla yiyenler
270- Kahve sevmeyenler
271- Çikoalta sevmeyenler
272- Çilek sevenler
273- Kendini toplumun ona zorladığı etiketlere göre şekillendiren kızlar
274- Kendi değerini başkalarına göre belirleyen kızlar
275- Mastürbasyon yapmanın kötü bir şey olduğunu düşünenler
276- Güven sorunları olan kızlar
277- Kendini dünyanın merkezine koymayan kızlar
278- Müslüman kızlar
279- Hoşlandığı insanlara açılmayan kızlar
280- En yakın arkadaşının ondan hoşlandığını bile bile onunla takılmaya devam eden kızlar
281- Eternal sunshine of a spotless mind izleyen kızlar
282- Otomatik Portakal'ı sevmeyen kızlar
283- 6655321 numarasının ne olduğunu bilmeyen kızlar
284- Albert Camus okumamış kızlar
285- Ergenlik sürecinde yaşadığı ilişkileri ciddiye alan kızlar
286- 25 yaşında lol oynayan biriyle sevgili olup twitter ismini ''ILOVEMYBFWTF'' ve benzeri şeyler yapan kızlar
287- Yeme bozukluğu olan kızlar
288- En yakın arkadaşı gay olan
289- Trans olmayan
290- Penisi seninkinden büyük olan
291- Homofobik olan
292- Erkekler için yaratılmış eril dünya içerisinde kendi yolunu bulmaya çalışırken hayatın onun önüne koyduğu her zorluğa göğüs geren kadınlar
293- Senden çok para kazanan kadınlar
294- Seninle aynı işi yapıp senin %70in kadar para kazanan kadınlar
295- Üniversite okuyan kadınlar
296- Messenger grubu olan kadınlar
297- Ruhu olmayan kadınlar
298- Cumhuriyetçi kadınlar
299- Komünist kadınlar
300- ''Yes'' komikli görsellerine gülen kadınlar
301- Evcil hayvanı olmayan kadınlar
302- Sevgilisini arkadaşlarının önüne koyan kadınlar
303- Amerika'nın önüne ısıtıp ısıtıp koyduğu ''American dream''in hayalini kuranlar
304- Evlilik karşıtı olanlar
305- Çocuk karşıtı olanlar
306- En az 1 kere kendini kesmemiş olanlar
307- Anadolu topraklarında yaşayanlar
308- Doğal sarışınlar
309- Retro takılanlar
submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.29 15:25 griljedi GRRM - 2012 Söyleşileri

  1. Şu ana kadar yayımlanan kitaplara eklediğiniz ve okuyucunun bulmasını umduğunuz ama bulamadığı şeyler var mı? Yahut çok az kişinin gördüğü?
Hayranların şu ana kadar her şeyi öğrendiğini düşünüyorum. İnsanlar düşüncelerini internette, bloglarda yazıyor. En anlaşılmaz, ücra ipuçları bile kısa sürede bulunuyor ve dikkat çekiliyor.
  1. Valyria’yı görecek miyiz?
Kıyamet öncesi mi şimdiki halini mi? Belki.
  1. Cevaplanmamış ama Kış Rüzgarlarında cevaplanacak üç soru söyler misiniz?
Söyleyebilirim ama söylemeyeceğim.
  1. Bronn’un hikayesi bitti mi?
Bronn’un hala bir rolü var, kesinlikle geri dönecek.
  1. Başlangıçta onlara vereceğiniz yolu ertelediğiniz veya yoldan saptırdığınız bir karakter var mı? Varsa, kim?
Hayır, var diyemem. Bazı durumlarda kronolojiler başlangıçta istediğimden farklı ama tüm karakterlerin hikayeleri aynı devam devam ediyor.
  1. Demiradamlar kuzeye saldırmamış ve Kızıl Düğün gerçekleşmemiş olsaydı Kuzey ve Nehirtoprakları bağımsız kalmaya devam edebilir miydi?
Kuzey olabilir ama Nehirtoprakları daha sorunlu. Gerçek doğal sınırlar olmadan, nehirtoprakları her taraftan saldırılara karşı savunmasızdır, bu yüzden tarihleri kan ve kargaşa ile dolu.
  1. Hayranların bulduğu ama sizin o amaçla yazmaya niyetlenmediğiniz en büyük kırmızı ringa balığı (yem) nedir?
Bu söylemek olurdu ama hayranlar, ufacık bir şeyden bile kuram çıkarıyorlar. Zaman zaman bunları bana e-posta atıyorlar.
- Dothraki aslında bir dizi bozkır ve ova kültürünün bir karışımı olarak tasarlandı ... Moğollar ve Hunlar, kesinlikle, ama aynı zamanda Alans, Sioux, Cheyenne ve çeşitli diğer Amerikan kabilelerinin ... saf bir fantazi ile terbiyeli hali. Araplara veya Türklere - orijinal olarak bozkırların atlıları olması haricinde- herhangi bir benzerlik tesadüfidir (bu emmiye biri Hunların da Türk olduğunu söylesin. Neyse). Bununla birlikte, genel olarak, tarihten ilham alırken, ister bireylerden isterse tüm kültürlerden olsun, doğrudan bire bir nakillerden kaçınmaya çalışırım. Robert'ın VIII. Henry veya Edward IV olduğunu söylemek nasıl doğru değilse, Dothrakilerin de Moğol olduğunu söylemek doğru olmaz.
- GRRM; “Ejderhaların Dansı sonunda pek çok uçurum vardı, 6. kitapta bunları çok erken çözeceğim. Kitabı inşa ettiğim iki büyük savaşla açacağım; Buz Savaşı ve Meereen-Köle Körfezi Savaşı ve sonra oradan alıp devam edeceğim.”
- Ned ve Robb’un ölümü... Bu iki karakterin sonunu en başından beri biliyor muydunuz yoksa zaman içinde mi karar verdiniz?
Neredeyse en başından beri biliyordum. Hikayenin büyük vuruşlarını biliyorum; ana karakterlerden kim ölecek, kim yaşayacak... hepsini. Yazım sırasında keşfettiğim çok ayrıntı var, küçük karakterler gibi... Yani ana karakter altı arkadaşıyla bir savaşa girecekse altı arkadaşın hepsine de ne olacağını bilmiyorum, buna yazarken karar veriyorum ama büyük oyuncular, büyük hayatlar ve hayat değiştiren büyük olayları en başından beri planlı.
- Bir çok kişi Jon’u öldürdüğünüzü düşünüyor. Geçmişte Starklara çok kötü şeyler yaptınız ama içimden bir ses Jon hayatta kaldı diyor. Bu konuda yorum yapmak ister misiniz?
[Güler] Bu konuda yorum yapmayacağım.
- Jon, Lord Kumdandan olarak resimden etkili bir şekilde çıkmış olsa da - yaşıyor olsa bile, Sur’un o kış geldiğinde Ötekileri geri tutma şansını sevdiğimden emin değilim. Kış Rüzgarları'nda Sur’un güneyine doğru hareket ettiklerini göreceğimizi varsayabilir miyiz?
Çok fazla şey söylemek istemiyorum ama Kış Rüzgarlarında kesinlikle daha fazla Öteki göreceksiniz.
- Kargaların Ziyafeti ve Ejderhalarla Dansta bölüm başlıkları olarak Kraliçe'nin Eli veya Demir Talip gibi etiketleri kullanmaya başladın, daha önceki ciltlerde ise her zaman Jon veya Ned ya da Arya idi. Bu kimlik sorunlarını keşfetmenin bir yolu mu? Özellikle Arya ve Sansa ve Theon ile tüm kimlikleri değişiyor gibi görünüyor.
Evet, tam olarak amacım bu. Bu kitaplarda birçok kimlik saldırı altında.
- Ortaya çıkan bir diğer tema da – her yerde var ancak ancak Ejderhalarla Dansa son pov’da daha da netleşiyor - taht oyununda oyuncu olduklarını düşünen karakterlerin piyonlardan daha sık olması. Gerçek güç gölgelerdedir. Bu fikri en başından itibaren keşfetmek istediniz mi yoksa hikaye geliştikçe mi ortaya çıktı?
Hangi durumdan bahsettiğinize bağlı. Bu seriye 1991 yılında ilk başladığımda, ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. A Game of Thrones'a geldiğimde, ana temaların ne olacağını biliyordum ve bu kesinlikle onlardan biri. Gücün doğası ve gücün kullanımı ve insanların iktidara gelmesi için neler yaptıklarını - ele aldığım en önemli şeylerden bazıları.
Varys’ın 2. kitapta sorduğu kral, rahip, savaşçı bilmecesi buna hitap ediyor. Kim kime itaat ediyor? Asıl güç kimde? Asıl soru bu.
- GRRM, Tyrion karakterini, 1981 yılında Lisa Tuttle ile yazdığı Windhaven isimli kitaptaki bir cümleden ilham aldı; “Bir cüce var, gördüğüm en çirkin adam ama ayrıca en zekisi.”
- GE: Tyrion ve Daenerys, serinin en ünlü iki karakteri...
En popüler iki karakterden biri, ancak bence evrensel olarak en popüler olan ikisi Jon Snow ve Arya. Her karakterin hayranları ve büyük bir iltifat olarak aldığım aleyhte sözler var. Gerçek insanlar hakkında böyle hissederiz; bir kişi onları sever, başka bir kişi onlar tarafından tahrik olur ve başka bir kişi onların sahte olduğunu düşünür. Kurgusal bir karakter yaratıyorsanız ve herkes karakteri seviyorsa veya karakterden nefret ediyorsa, muhtemelen bir karton parçası yaratmış olursunuz.
- GRRM, Kargaların Ziyafeti’nde Brienne’nin asılırken yaptığı seçimin “kılıç” olduğunu doğruladı ve bunu küçük Payne’i kurtarmak için yaptığını da... Yani Podric Payne, hala hayatta.
- Karakterleriniz arasında bir seyahat arkadaşı seçmeniz gerekse kimi seçerdiniz?
Hedefe ve ne yapmak istediğime göre değişir. Eğer sadece gezi, manzara, farklı yerleri görmekle ilgiliyse Tyrion’u yanıma alırdım; asit yorumları (iğneliyici demek istiyor sanırım, söyleşi ispanyolcaydı, ben de otomatik sayfa çevirici kullandım) belli zamanlarda çok iyi olurdu. Daha romantik bir kaçış olacaksa da Daenerys’i alırdım çünkü eğlenceli olmasının yanı sıra çok güzel bir kadın.
- Kim daha seksi? Hayalinizdeki Daenerys mi yoksa Emillia mı?
Gerçek şu ki Emillia çok seksi ama farklılar. Benim için seçmesi zor çünkü ikisini de çok seksi görüyorum. Emillia düşündüğüm karakterin daha yaşlı bir hali. Kitaptaki Dany, cinsellik dünyasına girmiş bir genç kız ile küçük bir kız olma arasında değişiyor. Bazen bir kraliçecilik oynayan bir kız gibi davranırken, bazen de her açıdan tamamen işlevsel bir yetişkin gibi davranır. 23 yaşındaki Emillia 17 yaşında olması gereken (aslında 16) bir karakteri canlandırıyor.
- Westeros’ta ailelerin çok fazla çocuğu var, onları rahatça öldürebilmek için mi? Karakterleri öldürmeyi seviyor musunuz?
Bunu sevmiyorum ama bazen bunu komplo ihtiyaçlarıyla yapmak zorunda kalıyorum. Buna ek olarak ilham aldığım dönem Orta Çağ; o dönemlerde ailelerin şimdikilerden daha fazla çocukları olurdu çünkü kadınlar da çocuklar da sık sık doğumda ölürdü hatta çocuklarınızın ileride fazla yaşamayabileceğinizi bilirisiniz; kimisi erken yaşta kimisi biraz daha ileri yaşta ölürdü. Bu yüzden o dönemlerde çok çocuk olurdu. Ben de, her ne kadar bu bir fantezi de olsa, işime bunu yansıtmaya çalışıyorum, o dönemin şartlarına sadık kalmaya çabalıyorum.
- Yedinci kitabın ismi Kurtların Zamanıydı, bunu neden değiştidiniz?
Bu geçici bir başlıktı; bir isim seçmem istendi ve benim de aklıma ilk Kurtların Çağı ya da Kurtların Zamanı geldi ama hiçbir zaman sevmedim. Bir Bahar Rüyası daha iyi bir başlık.
- Ormanın Çocukları ile Ötekiler arasında göründüğünden daha yakın bir ilişki var mı?
Olabilir, olabilir. Hikaye devam ettikçe gelişecek bir konu, bu yüzden şu an bir şey söylemem (kendi de bilmiyor :D ).
- Jon Arryn’nın ölümünün LF ve Lysa eliyle olduğunu öğrendik, peki Sör Hugh’un ölüm emrini kim verdi? Cersei mi? LF mi?
İkisi de olabilir, kararınıza göre... Ancak bu, sadece bir Gregor olayı olabilir de. O cani ve acımasız biri, birini öldürmek için gerçek bir nedene ihtiyacı yok.
- Doran ve Mellario’un tartışma sebebi çocuklarını uzaklaştırma meselesi yüzünden ise Mellario neden Dorne’u terk etti? (Herkesin merak ettiği bir soru.)
İyi bir evlilik değildi. Yeni ve egzotik bir şeyin cazibesi nedeniyle evlendiler. Bazen cazibe en az beklediğiniz zaman olur. Uzak bir ülkenin prensi idi ve o da hayat dolu, çok çekici, çok farklı bir kültürden gelen bir kadın gibi görünüyordu. Dorne'a geldiğinde, Norvos'tan farklı olan, özellikle de çocukların başkalarına himaye edilmesiyle ilgili geleneklerin olduğunu görür. Bu ne siyasi bir evlilik, ne de büyülü bir evlilikti, sadece insan doğasının bir örneğiydi. Bazen ilişkiler iyi bir temel üzerinde başlar: tanışırsınız, büyük bir cinsel cazibe vardır, bir ilişki kurarsınız, evlenirsiniz ... ve sonra dört veya beş yıl içinde gerçekten ortak bir şeyinizin olmadığını fark edersiniz. Bir hata yaptınız ve yedi krallıktaki gibi boşanmanın yaygın olmadığı bir toplumda kolay çözümü olmayan bir durumdasınız... Bu sadece başarısız olan politik bir evlilik örneği değil, ayrıca aşk evliliklerinin bile başarısız olabileceğinin bir örneğidir.
Bazen Yedi Krallık'taki politik evlilikleri iyi gelir ve aşk için olan evlilikler iyi olmaz. Bazen bir çift birbirini sever ve sonra bir noktada sevmezler. Şehvetten gülüşmeler başka bir şeyden de gelişmeyen evlilikler vardır. İşlerin iyi gideceğine dair bir garanti yoktur ve bunun sonucu, hayal kırıklıklarının gelişmesi ve her insanın kendi yolunda gitmesi için yabancılaşmanızdır. Bu konuda Mellario'dan bir miktar acı var çünkü Dorne Prensi olarak Doran çocuklarıyla birlikte kalabildi ve Mellario, onları terk etmek zorunda kaldı (anladığım kadarıyla Doran, kadının çocukları alıp gitmesine izin vermemiş).
- Kitaplarda, krakenleri derinlerden uyandırabilecek bir boru hakkında hikaye var. Hiç kraken görecek miyiz?
Mümkün soruya şaşırmış görünür
- Ölü ulukurt ve yavrular hakkında... Bunlar eski ilahlardan bir hediye mi yoksa Bloodraven’dan mı? Bazıları ölü kurdun boğazına takılan geyik boynuzunu bir fs olarak görüp Stark-Baratheon çatışmasına işaret kabul ediyor.
Dostum, bu okuyucuların anlaması gereken bir şey. Eğer orada dikkatlice ince bir şekilde çalıştığım bir sembolse, bunun nedeni insanları düşündürmek için fikir verici olmaya çalışıyorum. Eğer görürseniz ve merak etmeye başlarsanız, bu bilerek yapılmıştır. Ama "Bu bir sembol! Bu bir sembol!" diye bağırmayacağım. Her okuyucu kendi okumalı ve sembollerin ne olduğuna ve ne anlama geldiğine kendileri karar vermelidir. Bu, karmaşık bir sanat eserinde yaptığınız işin bir parçasıdır, kasıtlı olarak yapılandırılmış ve nispeten belirsiz olan bir şey, böylece her okuyucu kendi sonuçlarını çıkarabilir.
- Jaqen, Kızıl Tanrı'ya ve başka yerlerde ateş tanrısına atıfta bulunur. R'hllor'dan mı bahsediyor? Arya'nın Yüzsüz Adamlar tarafından eğitildiğini gördüğümüzde, R'hllor onlar için özellikle önemli görünmüyor.
George bir an düşünür Eh, Jaqen’ın onu ne zaman andığına dikkat et; yakın zamanda neredeyse yanıyordu.
- İsyan sırasında neden Davos, Stannis’e yardım etti?
George güler Çünkü soğanı vardı! Ve kendi kendine şöyle düşündü: "Bunları en iyi fiyata nereden satabilirim? Onları King's Landing'e götürürsem bana soğan bedelini ödeyecekler ama onları açlık çeken insanlara götürürsem kesinlikle daha iyi ödeyecekler. "
- Varys ve Illyrio, Prens Doran ve Sör Willem Darry'nin yapmış olduğu nişan sözleşmesinin farkında mıydı? Ve neden Darry veya birisi Viserys'e ölümünden önce bu anlaşmayı söylemedi?
İlk soruya: hayır. İkincisi ise, Viserys karar verildiğinde olgunlaşmamış bir çocuktu ve bu bilgiye hazır değildi.
- Arthur Dayne, asil ve cesur bir şövalye olarak tanıtıldı. Jaime bile dehşete düşerken o nasıl Aerys’in acımasızlıklarını destekleyebildi?
Okumaya devam edin.
- İlk Daenerys, Daemon Blackfyre ve Dorne prensi arasındaki ilişkide neler olduğunu anlatır mısınız?
Daemon ve Daenerys'in aşık olmasına rağmen, kardeşi kral Daeron, sevgi meselelerinden daha çok devlet meseleleriyle ilgiliydi. Dorne ile uzun yıllar mücadele etmiş ve Yedi Krallığa taciz etmelerini engelleyemedikleri gibi onları Yedi Krallığa katamamıştı. Şiddetin başarısız olduğu yerde, belki de evliliğin düşmanlığa son verebileceğini fark etti ve böylece kız kardeşini Dorne prensi ile ittifak kurmak için kullandı. Bu politik bir evlilik, saf ve basit, Dorne ve Yedi Krallık arasında birliği garanti etmek için uygun bir evlilik. Ayrıca, kız kardeşini ki kendisiyle birkaç çatışması olmuş ve bir çok insanın tahtın gerçek sahibi olarak gördüğü piç erkek kardeşi yerine, Dorne prensine vermeyi tercih etti. Bu da Daemon’u ilk Blackfyre Taliplisi olmasına iten bardağı taşıran son damlaydı.
- Ejderhalarla Dansta, Brandon Stark’ın da Robert gibi kadınlara olan ilgisi hakkında daha fazla şey öğreniyoruz. Brandon'ın da piçleri var mıydı?
Brandon'ın çocuk sahibi olmadan önce öldüğünü söylemek abartı olurdu. Kitaplarda bakire olmadığı tespit edilmiştir. Ziyaret ettiği çeşitli yerlerde küçük snowlar bırakmış olabilir ama kesinlikle açık olan, meşru çocukları olmadığıdır.
- Meereen Düğümünün nasıl vuku bulduğunu artık biliyoruz. Asıl sorun neydi? Örneğin, Dany'nin çeşitli karakterlerle tanışma sırası mıydı, yoksa ejderhaları kim, ne zaman ve nasıl almaya çalışacağı mıydı?
Şimdi bir şeyler açıklayabilirim. Pek çok, birçok faktörün bir birleşimiydi: Xaro'dan Dany gemilerini vermek için teklifle başlayalım, reddedilmesi daha sonra Qarth'ın savaş ilanına yol açacaktır. Sonra şehri sakinleştirmek için Daenerys'in evliliği var. Sonra Yunkai ordusunun Meereen kapılarına gelişi var, çeşitli insanların yoluna çıkma sırası var (Tyrion, Quentyn, Victarion, Aegon, Marwyn, vb.) Ve sonra Daario var, bu tehlikeli kiralık kılıç ve Dany'nin onu gerçekten isteyip istemediğine dair bir soru var; salgın var, Drogon'un Meereen'e dönüşü var ...
Bütün bunlar havaya fırlattığım toplardı ve hepsi bağlantılı ve kronolojik olarak iç içe geçmişti. Drogon'un şehre dönüşü, farklı zamanlarda olduğunu keşfettiğim bir şeydi. Örneğin, Quentyn'in Meereen'e gelişinin üç farklı versiyonunu yazdım: biri Dany'nin evliliğinden çok önce geldi, biri daha sonra geldi ve diğeri evlilikten sadece bir gün önce geldi romanda olan da bu Ve bu farklı varış noktalarının diğer karakterlerin hikayelerini nasıl etkilediğini karşılaştırmak ve görmek için üç versiyonu da yazmak zorunda kaldım. Henüz gelmemiş bir karakterin hikayesi de dahil (Sonra da GRRM neden kitapları bitiremiyor, diyoruz :P ).
- Melisandre neden Stannis'i aradı? Onu alevlerinde gördü ve kendi başına aramaya mı karar verdi yoksa kırmızı rahipler adına bir göreve mi başladı? Rahipler tarafından gönderilen Moqorro ile karşılaştırdığınızda, sanki ikincisi gibi görünmüyor.
Haklısın, Melisandre kendi karar verdi, onun kendi gündemi var.
- Ejderha Kayası temelde volkanik bir ada ve bu nedenle, mağaralarına ne kadar derine girerseniz, o kadar sıcak olur ... ama derinliklerinde bu ısıya neden olan eski Valyri büyüsü olabilir mi?
Ejderha Kayası kalesinin nasıl inşa edildiğine ve bazı yapılarında taşın bir şekilde sihirle nasıl şekillendiğine bakarsanız ... evet, hala Valyria büyüsünün mevcut olduğunu söylemek mümkündür( Targların buradaki büyü yüzünden hastalanmadığı, ayrıldıkları için hastalanmaya başladıkları kuramım daha bir güçlendi :) ).
- Neredeyse her zaman birbirleriyle müttefik olmak isteyen aileler arasında evlilikler görüyoruz. Bu bağlam göz önüne alındığında, Tywin Lannister'in evliliğinin ilk kuzenle olması tuhaf görünüyordu ve hatta Tywin'in ne kadar pragmatik ve hırslı olduğunu düşündüğünüzde daha da tuhaf görünüyordu. Yoksa gerçekten bir aşk evliliği miydi?
Aşk olabilir ama ailenin kanını güçlendirmek için başka bir açık sebep var. Targaryenlar bu politikanın en uç örneğidir: sadece kanın saflığını korumak için aile içinde evlenirler ve böylece taht veya ailenin yönetimi için birkaç aday bulundurma probleminden kaçınırsınız. Beş erkek kardeşiniz varsa ve her birinin birkaç çocuğu varsa iki veya üç nesilden sonra kendinizi otuz potansiyel mirasçı ile bulabilirsiniz: Lannister veya Frey adında otuz kişi olabilir ve bu da çatışma üretir çünkü hepsi taht için kalıtsal kavgalara katılacaklar. Güller Savaşı'nın kaynağı budur; Taht için fazla aday, hepsi Edward III'ün torunları. Beş oğlunuz varsa ve bu tür bir problemden kaçınmak istiyorsanız, belki de en büyük oğlunun ilk doğan kızını üçüncü oğlunun çocuğuyla evlenmek o kadar da kötü bir fikir değildir; kavgalardan kaçınırsınız ve kan birleşik kalır, belki de Tywin'in evliliğinin amacı buydu. Belki Lord Tytos'un fikriydi hatta Tywin'in büyükbabasının fikri bile, evlilik ittifakının tam olarak hangi saatte yapıldığına göre...ancak notlarımı kontrol etmem gerekir çünkü hatırlayamıyorum.
- Valyria’yı görme şansımız var mı?
Belki ama kesin değil. Asıl soru geçmişteki mi yoksa şimdiki mi? (yukarıda vardı bu soru, evet. Kasıtlı tekrar ekledim çünkü adamın kafasındakini çözmeye çalışıyorum ama daha çözemedim. :D)
- Jaime, Diyar’ın tarihindeki en iyi kılıç ustalarından biri. Ned harika bir kılıç ustası denemez, daha çok yetkin bir kılıç ustası demek daha doğru olur, onun yeteneği başka yerde yatıyor. O daha çok iyi bir komutandır(ağabeyi iyi bir kılıç ustası).
(Bundan sonra yine bir İspanyolca çevirisi var ve yine oto sayfa çevirisi kullandım. Malum bu dili bilmediğim için olduğu kadar; çoğu genelde iyi çeviri görünüyor ama kelimelerde anlamsız kaçan noktalar vs. olabilir. Çok karmaşık, devrik olan; çeviriden emin olmadıklarımı çıkartıyorum yazıdan çünkü tamamen yanlış bir bilgi de verilmiş olunabilir, emin olamam.)
- İlk kitaplardan herhangi bir şey değiştirmek ister misiniz?
Ahm ... Bekle ... Neyi değiştirmek isterdim? Tyrion Lannister'ın ilk tanıtıldığı sahneyi değiştirmek isteyebilirim;Tyrion'un bir kapının tepesinden atladığı sahne; bu mümkün değil. O zamana kadar, böyle durumu olan insanlar hakkında çok az referansım vardı ve daha sonra fiziksel zorlukları hakkında daha geniş detaylar öğrendim. Yani bu değiştireceğim şeylerden biri.
- Dördüncü kitaptan, 'Peygamber' veya 'Kraken'in Kızı' gibi takma adlarla bazı bölümleri açığa çıkardınız. Bunu neden yapıyorsun?
Eh ... [Gizemli bir gülümsemeyle uzun zamandır düşünüyor] Bence en iyi bilim kurgu ve fantezi yazarlarından Gene Wolfe'yi tanıyor musunuz bilmiyorum.Eserleri bulmaca ve gizemlerle dolu ve söylediklerine çok dikkat etmeniz gerekiyor.Bir gün ona sorduğumu hatırlıyorum: “Bunu neden kullanıyorsun? Bunun ötesinde daha derin bir neden var mı? ”Ve başlangıçta hiçbir şey söylemedi. Sadece ironik bir şekilde gülümsedi ve bana dedi ki: “Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsun?” Ve ona teorilerimi söyledim.Sonra şöyle cevap verdi: “İlginç…” [Gülüyor].Benden kurtulmak istediğin tek şey bu, ama bunun bir kaza olmadığını söylemeliyim [Gülüyor].
- 2012 yılında 400 sayfasını yazmış kitabın ama ancak 200 tanesi tam manası ile bitmiş (son gözden geçirmelerle yani). Bu durumda şimdi sona gelmiştir inşallah. :)
- Kitabın sonunda herkesi memnun etmeyeceğini biliyorsun, değil mi?
Tabii ki bazı hayranlarımı hayal kırıklığına uğratacağım çünkü nihayet tahta çıkacaklar hakkında teoriler yapıyorlar: kim yaşayacak, kim ölecek… ve hatta romantik eşleşmeleri hayal ediyorlar ama bu fenomeni Rick Nelson'ın sözlerini tekrarlayarak yaşadım: “Kimseyi memnun edemezsin, bu yüzden kendini memnun etmelisin”. Bu yüzden son iki kitabı yapabildiğim kadar iyi yazacağım ve okurlarımın büyük çoğunluğunun bundan memnun olacağını düşünüyorum. Herkesi memnun etmeye çalışmak korkunç bir hatadır; Ben okuyucularınızı kızdırmanız gerektiğini söylemiyorum ama sanat bir demokrasi değildir ve asla bir demokrasi olmamalıdır. Bu benim hikayem ve rahatsız olan insanlar dışarı çıkmalı ve kendi hikayelerini yazmalı; okumak istedikleri hikayeleri.
- Hayran forumlarından uzak durmaya çalıştığını çünkü insanların olanları tahmin ettiğinde hikayeyi değiştirme güdüsü devreye giriyor ama onca ipucunu verdikten sonra bunu yapmanın doğru olmayacağını ve bunun hikayeyi de mahvedeceğini bildiğinden bakmamak en iyi seçenek. “Kitabı o kadar ipucuyla doldurduktan sonra değiştirmek beni yalancı yapar, ben yalancı değilim” diyor(Ama karısı giriyormuş forumlara :P ).
- Sen kötü bir yazarsın çünkü birçok ana karakteri öldürüyorsun. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Şey… Okuyucularımın okuduklarına duygusal olarak katılmalarını istiyorum. Uzaktan okumayı sevmiyorum ve onların gerçekten dahil olmalarını istiyorum ve eğer korkunç şeyler olacaksa; Korkmalarını istiyorum. Bunu yapmanın ötesinde herkesin ölebileceğini belirtmek istiyorum. Benimki, kahramanın güvende olduğunu bildiğiniz, diğerleri gibi tahmin edilebilir bir kitap değil. Kahramanın ne kadar sorun yaşarsa yaşasın, karşılaştığı ihtimaller; o gelecek, çünkü o ... o John Carter, o kahraman. Gerçek hayatta böyle değil ve kitaplarımda gerçekçi olmak istiyorum, bu yüzden kimse kitaplarda güvende değil. Bir yazar olarak amacım her zaman güçlü bir kurgu hikayesi yaratmaktı. Okuyucularımın kitaplarımı ve rahat bir koltukta otururken geçirdikleri harika zamanı hatırlamalarını istiyorum.
- Ama Buz ve Ateşin Şarkısı'nın kahramanı kim ?
Bilmiyorum. Herkes kendi hikayesinin kahramanı ... ve bir düzineden fazla bakış açısı karakterim var ve hepsi kahraman …
- Kitaplarınızın bir başka ilginç yanı da bize Kızıl Tanrının alevleri, Yüce Yürek Hayaleti'nin sözleri veya Ölümsüz Evi'nin vizyonları aracılığıyla birçok ipucu vermenizdir…
-Güler- Onlar spoiler mı? Onların ne demek istediğini anlamak için çok dikkatli bir şekilde bakmanız gerekir. Hepsi de göründüğü gibi değil. Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.”
- Elbette bize yardım etmek için verdiğiniz tüm kehanetlere rağmen hikaye çok öngörülemez …
Kehanetler, kabzasız kılıca benzer, çok dikkatli tutmak gerekir.” diyor ve kehanet işinin kitaba ilginçlik katacağına ama çok belirgin bir mana ile yahut çok kolay anlaşılır şekilde bunu yapmak istemeyeceğinden bahsediyor. Kehanet için Güller Savaşında yaşamış bir lordu örnek veriyor. Beyaz Kule’nin altında öleceğine dair bir kehanet duymuş ve ondan sonra o kuleye bir daha yaklaşmamış; savaşta öldürülüyor ve öldüğü yer de o kulenin resminin olduğu yerdir. “Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.” diye bitiriyor. “Kehanetler beklenmedik şekillerde gerçekleşir. Onlardan ne kadar kaçınmaya çalışırsanız, onları o kadar çok gerçeğe dönüştürürsünüz ve ben bununla biraz eğlenirim.”
- Yani her zaman beklentilerimizi hayal kırıklığına uğratmak istiyorsun, değil mi?
Evet, her zaman niyetim buydu: okuyucunun beklentileri ile oynamak. Bir yazar olmadan önce çok iddialı bir okuyucuydum ve hala öyleyim ve çok öngörülebilir grafikleri olan çok sayıda kitap okudum. Bir okuyucu olarak aradığım şey beni memnun eden ve şaşırtan bir kitap. Ne olacağını bilmek istemiyorum. Benim için hikaye anlatımının özü bu ve bu nedenle okuyucularımın artan ateşle sayfaları çevirmelerini istiyorum: sonra ne olacağını bilmek. Çoğunlukla fantezi türünde, kahramana sahip olduğunuz ve o seçilmiş olan birçok beklentisi var ve her zaman onun kaderi tarafından korunuyor. Kitaplarım için istemedim.
- Serinin ismi neden Buz ve Ateşin Şarkısı? Sur ve ejderhalar ve ötesi için mi?
Bu bariz bir şey ama evet, bundan fazlası var. İnsanlar Robert F.’in şiirinden etkilendiğimi söylüyor, doğru. Ateş aşk, tutku, cinsel şevk ve diğer şeylerdir. Buz ihanet, intikam ve buz… biliyorsun, insaniyetsiz bir soğukluk ve kitaptaki diğer şeyler.
- Bana biraz kadın karakterleri hakkında konuş, çünkü onlar çok çeşitli ... Lady Catelyn, Kraliçe Cersei, Asha Greyjoy, Melisandre, Tarth Brienne ...
Şey ... Farklı olmalılar çünkü farklı yaşam deneyimleri olan farklı kadınlar. Tüm kadınların aynı olduğuna inanmıyorum, erkeklerin hepsi aynı değil. Bence “tüm kadınlar… boş olanı dolduruyor” gibi yaptığınız herhangi bir ifade yanlıştır. Bu tür genellemeler sizi her zaman sıkıntıya sokar, bu yüzden kadın karakterlerimi Westeros'un Yedi Krallığı gibi cinsiyetçi ve ataerkil bir toplumda bile büyük çeşitlilikte sunmak istedim. Kadınlar farklı roller ve farklı kişilikler bulabilirler, bu yüzden farklı yeteneklere sahip kadınlar bir toplumda kim olduklarına göre çalışmak için yollar bulabilirler.
- GRRM savaş karşıtı biri ama “mutlak pasifist” biri kesinlikle değil.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.04.22 11:04 ferhatt12 Beyler dün kendime "yıkık" dediğim için hepiniz destek oldunuz ama neden "yıkık" olduğumu anlatayım.

Dünkü anlattığım mevzuda sevdiğim kız okuldan lise 2. Sınıfta ayrıldı bende okulda baya yalnız kalmıştım çünkü onunla okula giderken aynı yerden biniyordum, muhabbet falan ediyorduk okulda ama sonra özele gitti. Bende lise 3. Sınıfım ve aşırı kilo vermiştim amk belki bilen bilir, ben çiftçilik yapıyorum ve yaz işleri aşırı ağır eğer makina yoksa. Birde oruç falan derken olduk tay gibi amk biraz da her sabah şınav, mekik falan derkeeen yalandan bir karın kası. Şimdi gelelim asıl noktaya; her lisenin sigara içenlerinin takıkdığı bir yer vardır hatırladınız mı, hani böyle pasaj gibi yada kimsenin göremediği bir yer işte aq serseriler takılır oralarda... Bende o zamanlar sigara içiyorum ama tek başıma oturmuşum telefondan da polemick çalıyor amk sonra işte liseliler gelmeye başladı derken o siktiğimin sürtüğü geldi, " Duygu!" yanıma oturdu ve - Nasılsın? dedi,
-bende iyiyim ama biraz yalnızım şu aralar 6 aylık sevgilimden ayrıldım ,
Dedim ve anlattı sonra orada duygu ile bayaa kanımız tuttu. Artık her sabah aynı saatte aynı yerde sevgiliymiş gibi buluşuyorduk, konuşuyorduk. Bir gün bunla konuşurken bana " Tam çıkılacak çocuksun", dedi. Sonra zaten çıkma teklif etti ama o anda bile aklımda diğer kız vardı fakat onu da yavaş yavaş unutmaya başlamıştım ve Duygunun çıkma teklifini kabul ettim. Sonra ne mi oldu 1 yada 2 hafta sanki 40 yıllık dostmuşuz gibi yaşadım, en azından ben öyle hissettim... Fakat tamda yanıma cana can kana kan olan arkadaşım Harun geldi ve bana tüm olan biteni anlattı, size aynen aktarıyorum :
H : ooo kanka naber, nasılsın?
B : iyiyim harun sen?
H : Bende iyiyim. Senin hakkında bişeyler duydum
B : ne gibi?
H : duygu ile çıkıyormuşsun doğru mu?
B : çıkıyorum 2 hafta oldu iyi birisine benziyor ( bakın burası cidden yaşandı ve bunu dedim)
H : kanka o sandığın gibi birisi değil. Gel senle daha sessiz biryere gidelim adam gibi anlatayım
B : evet anlat bakalım O nasıl birisiymiş? ( ve işte acı gerçekler)
H : Kanka geçen sene (2016'nın ramazan ayında) bu duygu yanıma geldi. Bende Tübitak kimya projesinde görevlisi idim ve tüm proje standlarını kontrol ediyordum. Sonra duygu benle biraz konuşmak istedi bende tamam dedim gittim. Okulun 4. Katında kimya laboratuvarında konuştuk ve bana benle çıkmak istediğini söyledi bende seni s*kiyim öyle olur dedim ama ciddiye alacağını nerden bilebilirdim ki... Sonra bu da geldi ve bende orucumu bozup buna ( deep throat, doggy style, 62, scissor, ve diğerleri..)
H : Kardeşim bu kız orospu, bana cidden sordu ve bende yaptım. Eğer seni daha önce görseydim direk söylerdim bana haberin yeni geldi çünkü
B : tamam kardeşim anladım. Dedim ve duygunun yanına gittim.
Beyler inanmayacaksınız ama O Duygu kaşarı eski ayrıldığı sevgilisi ile benim sabah geldiğim yerde öpüşüyordu. Ben kendi kendime duygu yapmaz öyle şeyler diyip hep buluştuğumuz yere giderken birden öyle birşey görünce artık doğruladım ve çaktırmadım hiç.
İntikam almam gerekiyordu. Çünkü gerçekten sevmiştim amk 2 haftada kim sevilir amk demeyin çünkü ilk çıktığımdı beyler ilk...
Ona öyle birşey yapmam gerekiyordu ki, ezel dizisinde ezelin eyşana cd leri izlettiği gibi amk yani ağlasın istedim çünkü ben ağlamıştım bir orospu için...
Yine otobüs durağındayım bu geldi yanıma ama 2 gün konuşmamıştım sonra dedi işte nasılsın iyimisin hüç sormuyorsun falan. Bende, madem merak ettin sen sorsaydın. Dedim sonra otobüsü geldi bu kaltağın bindi. Sonra bende bindim ama otobüslerimiz farklı ben onun yanına oturdum sonra başladım anlatmaya herşey plana uygun gidiyordu!
B : Ya bu kızlar bizden ne istiyorlar ya?
D : anlamadım?
B : Dün bir arkadaşım ayrılmış sevgilisinden, sonra o kaşar da aldattığı erkek ile yatakta foto atmış .
D : kimse öyle birşey yapmaz
B : Nerden biliyorsun belki yapar.
D : eğer gerçekten sevdiyse yapmaz çünkü güvenirler birbirlerine
B : Ben sana güvenebilir miyim?
D : " Sessizlik" BELKİ!
B : Nasıl yani şimdi senle tartışma yaşasak hemen başka birisi ile yatağa mı gireceksin
D : herşeyi yanlış anlıyorsun ya
B : biliyor musun bu fahişelik, orospuluk işleri çok zeka isteyen bir iş çünkü insanların hisleri ile oynuyorsun ve bunu yaparken çok dikkatli olmak lazım. Ve biraz da acımasız! Çünkü birininin hislerini yaralamak onu gerçekten yaralamaktan daha zordur. Mesela sen eğer beni aldatırsan kesin ağlarım çünkü hislerim çok kuvvetli ve birisi ile bu hisleri paylaştığımda daha da kuvvetleniyor fakat o kişi beni aldattığında o kuvvetli hisler tuz buz oluyor. Nasıl dünyanın en sert maddesi cam çok sert olduğu için kırılıyorsa bende de öyle...
D : Hadi ya gerçekten öyle mi düşünüyorsun (üzülerek)
B : Evet ben böyle biriyim
Beyler Duygunum arkadaşı bana tam saat 02:45 'te mesaj attı ve onun ağlamaktan uyuyamadığını söyledi sonra bana ne dedin falan filam dedi siktir ettim ama o anda gerçekten rahatlamıştım. Benim gibi hissetmesini sağladıysam ne mutlu.
Sonra ne mi oldu duygu yine her sabahki gibi yanıma geldi bir sigara yaktık ve dün Burada eski sevgilisinin gelip ondan özür dilediğini söyledi.
Bende orada ona dedim ki : Şu hayatta ne yaparsan yap ama masum insanların duyguları ile oynama çünkü ben sana gerçekten değer verdim...
D : ne yani şuan vermiyor musun?
B : bana dün erkek arkadaşınla öpüşüp öpüşmediğini söyle!
D : evet öpüştük çünkü o bana gerçekten değer veriyordu...
B : ne yani illa sizi sikmemiz mi lazım.
Dedim ve o anda duygunun yine gözleri doldu ve bir macera daha burada bitti.
Dahası var bu kız Honda manyağıydı ve hep onlardan bahsederdi.
Geçen sene bunun düğünü oldu bende arkadaşımla konvoya takıldım tahmin edin bakalım hangi arabayla
S2000 amk! bu kaltağın yanından geçerken ona bir baktım zaten o bakış ona yetti!
Evlendiği kişi ise Suriyeli amk.
Okuduğunuz için teşekkür ederim beyler yorumlara düşüncelerenizi eklerseniz sevinirim.
submitted by ferhatt12 to KGBTR [link] [comments]


2019.08.26 12:06 Haberfutbol24 26 Ağustos 2019 Pazartesi Trabzonspor Haberleri

Trabzonspor'un bileği bükülmüyor

En son geçen sezon 26 Şubat'ta Ümraniyespor'a Ziraat Türkiye Kupası'nda 3-1 mağlup olan Trabzonspor, son oynadığı 20 karşılaşmada yenilgi yüzü görmedi.
Süper Lig'in 2. haftasında sahasında Yeni Malatyaspor'u 2-1 mağlup eden Trabzonspor, rakiplerine geçit vermiyor.
En son geçen sezon 26 Şubat'ta Ümraniyespor'a Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde deplasmanda 3-1 mağlup olan bordo-mavililer, daha sonra oynadığı 20 karşılaşmada yenilgi yaşamadı.
Altı aydır mağlubiyet görmeyen Karadeniz ekibi, 20 maçta 11 galibiyet, 9 beraberlik aldı.

20 maçtır kaybetmiyor

Trabzonspor, geçen sezon Ümraniyespor maçının ardından ligde 11 karşılaşmaya çıktı. Bordo-mavililer, bu karşılaşmalarda 8 galibiyet, 3 beraberlik elde etti.
Karadeniz ekibi, bu sezon ise hazırlık, UEFA Avrupa Ligi ve Süper Lig olmak üzere 9 maç oynadı. 4 hazırlık maçında sahadan beraberlikle ayrılan Karadeniz ekibi, UEFA Avrupa Ligi'nde 2 galibiyet, 1 beraberlik, Süper Lig'de de 1 galibiyet, 1 beraberlik aldı.
Böylelikle Trabzonspor, bu sezon 9 maçta 6 beraberlik, 3 galibiyet yaşadı.

Ligde de yenilmiyor

Trabzonspor, lig maçlarında ise 6 ayı aşkındır yenilgi yüzü görmedi.
En son geçen sezon 16 Şubat'ta sahasında Aytemiz Alanyaspor'a 2-0 mağlup olan bordo-mavili takım, daha sonra 14 maçlık yenilmezlik serisi yakaladı.
Karadeniz ekibi, 14 karşılaşmada 10 galibiyet, 4 beraberlik elde etti.
Sahasında 7 maçtır kazanıyor
Trabzonspor, sahasında son 7 lig maçından galibiyetle ayrıldı.
Bordo-mavililer, geçen sezonun 22. haftasındaki Aytemiz Alanyaspor maçının ardından sahasında oynadığı 6 lig, 1 Avrupa kupası olmak üzere 7 karşılaşmada galip geldi.

Trabzonspor'da Daniel Sturridge rüzgarı

Trabzonspor'Un dünyaca ünlü yıldızı Daniel Sturridge dün 2+1 yıllık sözleşmeyi resmen imzaladı. Törende iddialı konuşan İngiliz oyuncu, “Hepimizin ortak hedefi başarı. Umarım sezon sonunda mutluluğu yakalarız ve ben de bu mutluluğun parçası olurum” ifadelerini kullandı.
Geçen sezon İngiliz devi Liverpool ile Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldıran Daniel Sturridge artık resmen Trabzon’lu... Geçtiğimiz günlerde İngiliz yıldız ile 2+1 yıllık anlaşma sağlandığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildiren Fırtına dün de 29 yaşındaki oyuncuyla resmi sözleşme imzaladı. İmza töreninde konuşan Başkan Ahmet Ağaoğlu, “Sturridge, Trabzonspor camiasına ve ülke futboluna hayırlı olsun. Daniel herkesin bildiği gibi dünya futbolunda kendisini kanıtlamış bir yıldız. Ondan büyük beklentilerimiz var” dedi.

‘Taraftarın payı büyük’

Ağaoğlu’ndan sonra sözü olan Sturridge ise, “Yeni meydan okuma için gerçekten çok heyecanlıyım ve burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Başkanımıza, yöneticilerimize ve özellikle taraftarımıza teşekkür ederim. Buraya gelmemde büyük pay sahibi onlar. Dün (önceki gün) de ne kadar heyecanlı olduklarını gördüm. Takımımızın başarısı için elimden geleni yapacağım. Hepimizin ortak hedefi başarı. Umarım sezon sonunda mutluluğu yakalarız ve ben de bu mutluluğun parçası olurum” ifadelerini kullandı.

Sevgilisi yalnız bırakmadı

İmza töreninde Sturridge’in kız arkadaşı da yer aldı. Hatırlanacağı üzere Sturridge’ın sevgilisi, transfer görüşmelerinde de etkili bir rol oynamış ve Türkiye’de yaşamak istediğini belirtmişti.

Doğum gününde Fener’e karşı

Başarılı oyuncu, 1 Eylül 1989 doğumlu. Trabzonspor, ligin üçüncü haftasında yani 1 Eylül’de Fenerbahçe ile kozlarını paylaşacak. İngiliz yıldızın da Bordo-Mavili forma ile ligdeki ilk karşılaşmasına bu tarihte yani doğum gününde çıkması bekleniyor. Tecrübeli futbolcunun, perşembe günü AEK ile oynanacak mücadelede ise ilk kez Trabzonspor formasını sırtına geçireceği öğrenildi.

Trabzonspor'un rakibi AEK, lige mağlubiyetle başladı

Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi play-off eleme turundaki rakibi AEK, Yunanistan Süper Ligi’nde ağırladığı Xanthi’ye 2-1 yenildi.
Yunanistan Süper Ligi’nin ilk haftasının kapanış maçında Trabzonspor'un Avrupa Ligi'ndeki rakibi AEK, Xanthi’yi konuk etti.
Xanthi, 67. dakikada William ve 78. dakikada Jean Barrientos’un golleriyle 2-1 galip geldi ve sezona 3 puanla başladı. Nelson Oliveira, 90. dakikada AEK’in tek golünü attı.
Ev sahibi takımda Chico Geraldes, 34. dakikada ikinci sarıdan kırmızı kart gördü.
Trabzonspor, 3-1 kazandığı UEFA Avrupa Ligi play-off eleme turu ilk maçının rövanşında, 29 Ağustos’ta AEK’i ağırlayacak.

Ünal Karaman: Alkışı hak ediyoruz

Trabzonspor’un teknik direktörü Ünal Karaman, 2-1 galip geldikleri Yeni Malatyaspor maçının ardından zor bir süreçten geçen oyuncuları olduğunu ve bunların özel alkışı hak ettiğini söyledi.
Süper Lig’in ikinci haftasında sahasında Yeni Malatyaspor’u 2-1 yenen Trabzonspor’un teknik direktörü Ünal Karaman, zor bir süreçten geçen oyuncuları olduğunu ve bunların özel alkışı hak ettiğini söyledi. Medical Park’ta oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Karaman, rakiplerinin iyi bir takım olduğunu belirterek, "Yeni Malatyaspor’un çok önemli oyuncuları var. Bizi zorladıkları gibi her takımı zorlayabilirler. Zaten bu bizim beklediğimiz bir oyun tarzıydı. Sahada her yönüyle duruş, mücadele gösteriyorlar. Oynadıkları her müsabakada insan olmanın, bir camiaya ait olmanın en güzel örneklerini veriyorlar. Oyuncularım verdiğimiz görevi yerine getirmeye çalışıyorlar. Kendilerine teşekkür ediyorum." diye konuştu.
Yeni Malatyaspor’un sezon öncesi çalışmalara kendilerinden önce başladığını ve daha hazır olduğunu ifade eden Karaman, "Deplasman maçlarında çok puan alabilecek takım formatındalar. Topla hızlı oyuncuları var. Biz böyle oyunla karşımıza çıkacaklarını biliyorduk. Bizim takım, zaten kaliteli. Panik yapmadık. Topun bizde kalmasını sağladık. İkinci yarı iyi duruş, iyi oyun oldu. Farkı açabilecek pozisyonlar bulduk. Bu bizim maç boyunca taktiğimizdi. Biraz tedbirli olmakta fayda vardı. Biz de o hakkımızı kullandık." ifadelerini kullandı.
Ülke gündeminin futbolun çok önünde olduğuna değinen Karaman, şunları kaydetti:
"İnsanın insana zulmünü kabul etmemiz söz konusu değil. Her gün şehidimiz geliyor, şehit haberleri duyuyoruz, canımız yanıyor. İnsan çok kıymetli, çok değerli, bütün ideallerden değerli. Orman yangınları var, akciğerlerimiz yanıyor. Bir fidanı ağaç haline getirmeyi o yakan insanlara hissettirmemiz lazım. Bizim mesleğimiz futbol, onu icra etmeye çalışıyoruz. Kendimizce iyi durmaya çalışıyoruz, kendimizce namuslu iş yapmaya gayret gösteriyoruz. Birilerini memnun ediyoruz, etmiyoruz o ayrı bir konu... O da onların kendi vicdan adamlığı insanlığı ile örtüşecek bir konu ama ben bugün sizlerin aracılığıyla sesleneyim insanımız çok değerli. Onun için enerjimizi, kazandık kaybettik, para geldi gelmedi, o oldu bu olduya harcamaktan ziyade birbirimizi toplum değerlerini Türk’ün töresini yaşatma içerisinde Allah’ın verdiği vicdanı merhameti biraz daha aktif kullanma noktasında destekleyelim."

Ahmet Ağaoğlu'ndan transfer açıklaması: Paramız bitti

Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu, transfer çalışmalarına yönelik, "Alınan sonuçlara baktığınızda bu takımın transfere ihtiyacı var deniyorsa, yok, paramızı bitti. Transfer falan yok" dedi.
Trabzonspor, Süper Lig'in 2'nci haftasında sahasında Yeni Malatyaspor'u 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Değerli bir galibiyet aldıklarını söyleyen Ağaoğlu,"Malatyaspor sezonu bizden iki hafta önce açtı. İyi bir hocaları ve iyi bir takımları var. Her şeye rağmen 90 dakika boyunca 2-0 yapmışken, 3-0'ı yapacakken 2-1 biten bir maç oldu. Netice itibarıyla kazandığımız bir maç. Önemli bir 3 puandı. Çok zor bir periyottan geçiyoruz. Avrupa ve lig maçlarına baktığımızda iyi takımlarla oynuyoruz. Yorumlara baktığımızda iyi oynamadığımız söyleniyor. O zaman bu maç bir kez daha seyredilsin derim. Bu takımlar savaşıyorlar. Daha oturmamış takımlar var. O yüzden alınmış 3 puan her şeyden daha değerlidir. Bunun böyle değerlendirilmesi lazım. 20 haftadır yenilmeyen bir takımız. Bu da önemli. Bu takımı yenmek kolay değil. İlerleyen haftalarda şans faktörünün yanınızda olması lazım" diye konuştu.

"HAKEMLERİN ÇOK DİKKATLİ OLMALARI LAZIM"

Ekuban'ın pozisyonunun penaltı olduğunu kaydeden Ağaoğlu, "Hakemlerin bazı pozisyonları çok iyi süzmesi lazım. Ekuban'ın pozisyonu bana göre penaltı. Hakem neden VAR'a çağırılmadı, bilemiyorum. Hakemlerin çok dikkatli olmaları lazım. Verilen bir emek var. Hakem sahada adaletli olması lazım. Kritik pozisyonlarda VAR'ın yardımını almaları lazım. Kaçırdığımız penaltıların sayısı da az değil yani. Gün geçtikçe, Milli arada takım oturmuş ve yeni transferler tamamen kadroya adapte olmuş olacak. AEK maçını da geçersek hem Avrupa Ligi'nde, hem ligde, ilerleyen aylarda da kupada yolumuza devam edeceğiz. Kazanılmış bir 3 puan var ve herkes bunun keyfini yaşasın" ifadelerini kullandı.

"STURRIDGE TRANSFERİ BÜYÜTÜLMESİN"

Sturridge transferinin büyütülmemesini isteyen Ağaoğlu, "Netice itibarı ile bir futbolcu transfer ettik. Büyütülmesin. Ama geneline baktığımızda zaman 11-12 tane transferimiz var. Sturridge şuan hazır değil. Hazır olduğu zaman, hoca görev verdiğinde diğer oyuncular gibi o da diğer oyuncular gibi mücadelesini verecektir" şeklinde konuştu.

"TRANSFER YOK, PARAMIZ BİTTİ"

Ağaoğlu, bir basın mensubunun 'transfer kapandı mı' yönündeki soruya ise, "Transfer mi var? Beklentiler bir tarafta durmalı artık. Bu Trabzonspor kulübü, takıma katkı yapacağına inandığımız oyuncuların transferini zaten yaptık. Sürekli bir transfer beklentisi içerisinde bu takımı yabancıya mı çevireceğiz? Diğer bazı takımların yaptığı gibi. Biz bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. 20 maçtır yenilmeyen bir takım var ve halen transfer beklentisi. 6 numara istiyorlarsa 8'den 2'yi çıkartırız olur 6. 52 tane futbolcusu olan bir takımdan bahsediyoruz. Burada seyirci ve camia desteği her şeyin önünde. Bu olmazsa olmazımız bizim. 6 numara deniyor. Geçen senenin orta sahasına bakar mısınız. Okay Yokuşlu, Kucka, Onazi ve Sosa ama bu kadar kaliteli bir oyuncu topluluğunun başaramadığını bugün halen eğer oynanan oyuna ve alınan sonuçlara baktığınızda bu takımın transfere ihtiyacı var deniyorsa, yok, paramızı bitti. Transfer falan yok. Bunların içersinden çıkartıp yolumuza devam ederiz" yanıtını verdi.
Canlı Maç İzle, Şifresiz Maç İzle, Taraftarium24 HD İzle, Justin TV
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.01.15 22:13 fragmanlife ikizler memo can dizisi konusu ve oyunculari

ikizler memo can dizisi konusu ve oyunculari Hikaye ve Künye Memo ve Can daha bebekken birbirlerinden ayrılmış ikiz kardeşlerdir. Memo öz olmayan annesi, ninesi ve dayısıyla yaşamaktadır. Memo’nunki fakir bir hayattır. Ailenin maddi olanakları kısıtlı olmasına rağmen, birbirlerine büyük bir sevgiyle bağlanmışlardır. Küçük yaşına aldırmadan sokaklarda kağıt toplar.
Diğer tarafta zengin bir aileye sahip olan Can ise büyük bir malikanede yaşamaktadır. Can, babası ve dedesiyle mutludur mutlu olmasına ama büyük bir yalnızlık içindedir. Çünkü çevresinde ne kadar çok onunla ilgilenen eğitmen, dadı, hizmetli olsa da Can katı kurallar, disiplin içinde kısacası çocukluğunu yaşamadan hayatını sürdürmektedir. Bir gün kader ağlarını örer ve Memo ile Can yer değiştirirler. İlerleyen zamanlarda sırlar teker teker çözülmeye başlayacaktır. Sonrasında ise hikayemiz kimi zaman duygusal, kimi zaman komik bir şekilde akıp gidecektir.
Yapım : Erler Film Yapımcı : Türker İnanoğlu Senaryo : Ahmet Yurdakul Hikaye-Tretman : Özlem Atasoy Bölüm Hikayeleri : Azime Aktaş Yönetmen : Erol Özlevi Görüntü Yönetmeni : Mustafa Özlüdağ Sanat Yönetmeni : Mustafa Mert Aldemir Müzik : Murat Evgin Kostüm : Arzu Şahin
Oyuncular: Nehir Erdoğan (Melek), Özgürcan Çevik (Çilingir Osman), Emir Berke Zincidi (Can-Memo), Tuğba Çınar (Yaren), Reyhan Sadıkoğlu (Dilek), Burak Hakkı (Onur), Nihan Okutucu (Sibel), Mazlum Kiper (Mümtaz), Buket Dereoğlu (Matmazel), Feyha Çelik (Nursine Nine), Yaren Ada Can (Çiğdem), Rüzgar Diricanlı (Musti), Ergin Torun (Selami), İlke Korkmaz (Bedir), Sinem Ergin (Aşçı), Barış Taşkın (Uşak Altan), Cengiz Gezgin (Suat), Emre Yılmaz(Fuat) ve Atilla Saral (Mahmut)
Emir Berke Zincidi Memo Caneri
Can’ın ikizi, 12 yaşında, çok zeki ve akıllı bir çocuk. İşlediği vukuatlardan dolayı bütün mahallenin dilinde. Onlar için tam bir baş belası… Yine de çok sevimli, çok tatlı tam bir laf ebesi! Çalışkan da… Evine ekmek getirebilmek için kağıt topluyor, su satıyor, mendil satıyor, araba temizliyor, gücünün yettiği her işi yapıyor. Yıllar önce, Memo henüz bebekken öz ailesinden koparılmış. Memo’nun anne bildiği Melek’in eski kocası, onu kaçırmış. Öz annesi bildiği Melek’e çok düşkün. En iyi arkadaşı ise dayısı Osman. İçindeki baba özlemini dayısının sevgisiyle bastırmaya çalışıyor.
Emir Berke Zincidi Can Alkanlar
Memo’nun ikizi, 12 yaşında, çok zeki ve akıllı bir çocuk. Derslerinde çok başarılı, okulunun en iyisi. Tabi bunda aldığı özel derslerin, dadıların, etrafında pervane olan hizmetlilerin etkisi de büyük. Son derece saygılı, terbiyeli bir çocuk. Yaşadığı ihtişamlı hayatın içinde hep bir tarafı eksik kalmış. Anne sevgisi! Can annesini öldü biliyor… Bir ikizinin olduğundansa haberi yok. Babası Onur tam bir işkolik. Can istediği her şeye sahip ama bütün bu zenginliğin içinde yapayalnız! Bir tek dedesi Mümtaz… Onunla birlikteyken yüzü gülüyor biraz.
Nehir Erdoğan Melek
Memo’nun annesi (öz değil), 35 yaşında, genç kızlığından beri yaşadığı zorlu hayat, geçim sıkıntısı derken kadınlığını unutmuş Melek. Fakir bir ailenin tek kızı, on dokuz yaşında zorla evlendirilmiş, eşinden şiddet görmüş. Kaybettiği oğlunun yerine Memo’yu koymuş. Eşi onu satmak için kaçırıp eve getirdiğinde Memo’ya kıyamamış, ona annelik yapmış. Böyle yüce gönüllü bir kadın Melek… Zaman zaman yorgun düşse de, hayata karşı eğilmeyen, dimdik duran bir kadın!
Burak Hakkı Onur Alkanlar
Memo ve Can’ın babası, 40 yaşında, yakışıklı, karizmatik ve güçlü bir adam. İkizlerinden birini kaybetmesiyle hayatı alt üst olmuş. Bu acıyı unutmak için kendini işine vermiş. Onur mimar, inşaat sektöründe faaliyet gösteren, şirketi Avrupa’nın sayılı firmaları arasında. Yaşadıkları onu biraz sert mizaçlı kılsa da, aslında yumuşak bir kalbe sahip. Sevgisini gösteremeyenlerden Onur… Bu nedenle de oğlu Can’la arasında hep bir mesafe var. Karısını Can’a öldü göstermiş. Gerçekten de o ölmüş bir kadın onun için… Memo’nun kaybından tamamen onu sorumlu tutuyor ve asla affetmeyecek.
Özgürcan Çevik Osman Caneri
Memo’nun dayısı(öz değil), 28 yaşında, deli dolu, ağzı laf yapan, en zor anlarda bile bir şekilde gülümsemeyi bilen bir genç. Osman’a göre her zorluk “bi şekilde” çözülür. Biraz kaygısız, biraz vurdumduymaz, biraz üçkağıtçı, biraz kavgacı, biraz sahtekar ama aslında tertemiz bir kalbi var. Annesine, ablasına, Memo’ya çok düşkün… Onlar için yapamayacağı yok. Bir de büyük aşkı Yaren için… Birçok kez hapse girmiş çıkmış, ona göre bunlar şeytana uyduğu zamanlar yapılmış ufak tefek vukuatlar, fazla büyütmeye gerek yok…
Tuğba Çınar Yaren Kepez
Osman’ın sevgilisi, 23 yaşında, güzeller güzeli bir kız. Şöyle biraz kendine baksa, saçını taratsa, biraz daha kadınsı kıyafetler seçse, etrafı yakıp kavuracak. Yaren bu hayatta babasıyla bir başına… Annesi o daha çok küçükken ölmüş. Çocukluğundan beri kendi işini kendi halleder olduğundan, kimseye eyvallahı yok. Korkusuz, dik başlı, her an kavgaya hazır bir kız Yaren. Osman’la açmış gözünü, onunla da kapamaya niyetli. Bu yüzden Osman hayırsızmış, ona güvenilmezmiş, ondan adam olmazmış hiç mi hiç umurunda değil Yaren’in. Çok aşık… O güveniyor Osman’a… Çok seviyor.
Memo artık malikanede yaşamaya başlar ama buradaki düzene alışması zaman alacaktır. Melek oğlunun yokluğunu çok arar ama Memo için ayakta kalması gerekmektedir.
Mahmut, Osman’ı yemek yapıp mahallede satması için yönlendirir. Büyük ümitlerle başladığı bu iş Osman’ın başına yine belalar açacaktır. Onur ve Melek’i bir arada görmek isteyen ikizler, anne ve babalarına sevimli bir oyun oynayacaktır.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.15 22:00 fragmanlife Koca Koca Yalanlar dizisi konusu ve oyunculari

Koca Koca Yalanlar dizisi konusu ve oyunculari Hikaye ve Künye Üç çocuk annesi olan Müjgan kocası Ahmet ile birlikte sakin ve düzenli bir hayat yaşamaktadır. Mali müşavir olan Ahmet sabah sekiz, akşam beş çalışan iyi bir aile babasıdır. 17 yıl aynı yastığa baş koyan Müjgan ile Ahmet’in evliliği, Ahmet’in genç ve güzel bir kız olan Sude ile karşılaşmasıyla çatırdamaya başlar. Müjgan başlangıçta kocasının kendisini aldattığına ihtimal vermez. Ancak kocasının da her geçen gün değiştiği gözünden kaçmamaktadır. Sude genç, güzel, hırslı ve zengin bir koca üzerinden istediği yaşama kavuşmak isteyen bir kadındır. Müjgan, yakın arkadaşları Nilgün ve Canan’ın desteğini alarak çetin bir mücadeleye girer. Üç kadın aşk, sadakat ve evlilikleri üzerinden hayatlarını sorgularken, o güne kadar farkına varmadıkları bütün gerçeklerle yüzleşirler.
Yapım: Limon Film Yapımcı: Hayri Aslan Yönetmenler: Osman Taşçı - Burcu Alptekin Görüntü Yönetmeni: Erhan Ergün Senarist: Gül Abus Semerci Uygulayıcı Yapımcı: Salih Fahlioğulları Müzik: Güldiyar Tanrıdağlı Oyuncular: Hakan Yılmaz (Ahmet), Evrim Alasya (Müjgan), Selen Uçer (Nilgün), Pelin Öztekin (Canan), Ferdi Sancar (Şahin), Rüzgar Aksoy (Osman), Tuğçe Karabacak (Sude), Sertan Erkaçan (Alp), Sacide Taşener (Hatice), Selen Domaç (Refika), Doğa Zeynep Doğuşlu (Ilgaz), Tolga Ortancıl (Fırat), Elif Dilara Güneş (Pınar), Bartu Mutlu (Umut), Berke Mutlu (Aliş), Müge Bayramoğlu (Ayşe), Beril Özcan (Rüya), Deniz Kılıç (Orhan), Furkan Bay (Emin)
Evrim Alasya Müjgan
35 yaşında, liseyi bitirir bitirmez ilk aşkı Ahmet’le evlenip üç çocuk doğurmuş. Çocuklarına ve kocasına kendini adamış, fedakar, anaç bir ev kadını. Tatlı dilli, hoş ve güzel bir kadın. Ama evlilik hayatı bu. Biraz salmış kendini. Yaşıtları üniversiteye giderken Müjgan çocuklarla uğraşmış, dört duvar arasına sıkışmış. Ne bir ilgi alanı kalmış, ne de sosyal çevresi. Müjgan’ın miladı kocasının onu aldattığını öğrenmesi olacak. Bu gerçekle yüz yüze geldikten sonra yaptıklarına kendi de inanmayacak.
Hakan Yılmaz Ahmet
36 yaşında. Müjgan’ın kocası. Kuzu gibi bir adam Ahmet. Dürüst, ilkeli, tutumlu. Kadınlara yan gözle bile bakmayan Ahmet’in değişimi Sude’yle tanıştıktan sonra başlar. Biraz orta yaş bunalımı, biraz da bunca sene yapamadıkları onu dürtükler. Sude’nin çocuksuluğu, seksiliği Ahmet’in aklını başından alır. Bir yanda onca yıl emek verdiği çocuklarının annesi, karısı Müjgan; öte yanda aklını çelen, egosunu okşayan Sude.
Tuğçe Karabacak Sude
25 yaşında. Hoş, havalı, seksi, bekar bir kız. Anne babası küçükken ölmüş, teyzesi Refika ile yaşıyor. Sude tipik bir mahalle kızı. Hayattaki tek amacı yağlı bir kapı bulup evlenmek… Fakat bunun için koşulları uygun değil. Bulup bulabileceği en yağlı kapı maalesef Ahmet olacak. Sude iyi yaşamayı seviyor. Giydiğini yakıştırmasını biliyor. Ünlü bir giyim markasının mağazasında tezgahtar olarak çalışıyor. Hırslı, kurnaz ve bencil bir kız olan Sude, Ahmet’i Müjgan’dan koparmaya karar verir. Adamın parasını yiyip bitirmede de herhangi bir sakınca görmez.
Selen Uçer Nilgün
35 yaşında. Müjgan’ın en yakın arkadaşı. Bakımlı, giydiğini yakıştıran hoş bir kadın. Herkesin yardımına koşan, açık sözlü, renkli kişiliğiyle arkadaş ortamının aranılan kişisi. Kocası Şahin ve oğlu Fırat’la kendine göre sakin ve mutlu bir hayatı var. Müjgan’ın çok şanssız olduğunu düşünerek arkadaşına tam destek verecek. Nilgün kocasıyla evliliklerinin şahane olduğunu düşünüyor. Maalesef kocasının yüzüne gülerken arkasından türlü oyunlar oynadığını, karşısına çıkan her kadınla onu aldattığını bilmiyor.
Ferdi Sancar Şahin
37 yaşlarında. Nilgün’ün kocası. Ahmet’in arkadaşı. Şahin, kurnaz bir adam. Karda yürüyüp izini belli etmez. Okumamış ama parayı bulmuş. Emlakçılık yapıyor. Epeyce para kazanmış. Çapkınlığın erkekliğin şanından olduğuna inanıyor. Ona göre her erkek yapıyor ama söylemiyor, maksat yakalanmamak. Yakalanınca da inkâr etmek. Zaten Nilgün’ün onun çevirdiği dolaplardan haberi yok. Şahin’e göre bir çiçekle bahar geçmez. O da demet demet çiçekle orta yaşının baharını yaşıyor.
Pelin Öztekin Canan
30 yaşında. Nilgün’le birlikte Müjgan’ın en iyi arkadaşı. Kendine ait bir güzellik salonu var. Çalışan, kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın. Ama duygusal dünyasında, hassas ve kırılgan. Rüya adında 7 yaşında bir kızı var. Kocası Serkan’ı dört yıl önce bir kazada kaybetmiş. Osman ise Canan’ın aradığı kadın olduğunu düşünmektedir. Canan ise artık kocasından umudu kesince bambaşka bir aşka yelken açmaya karar verir.
Rüzgar Aksoy Osman
32 yaşında yaşlarında yakışıklı, bekar bir adam. Ahmet ve Şahin’in arkadaşı. Şahin’le birlikte emlak işi yapıyor. Her sorun ve olay karşısında rasyonel davranan, gerçekçi ve doğruları insanların yüzüne hiç eğip bükmeden dümdüz söyleyen bir kişiliği var. Büyük bir aşka tutulmadan evlenmeme kararı almış. Onsuz olamayacağını düşündüğü kadını ararken Canan’la tanışmış. Bu iyi huylu ve masum kadına gün geçtikçe aşık olmuş. Ama hala kocasının yasını tutan Canan’a bir adım bile yaklaşamazken Canan, Sinan’la yakınlaşınca, sevdiği kadın için mücadele etmeye karar verir.
Ahmet’le evlenmeyi hedefleyen Sude’nin hamile olduğu yalanını söylemesi ile Ahmet’in, Sude’den ayrılma plânları suya düşer. Bunu öğrenen Müjgansa Ahmet’ten uzaklaşmakta kararlıdır. Öte yandan Erdem’le Ahmet’in, Müjgan için birbirleriyle olan rekabeti sürmektedir.
Nilgün, kendisini yıllarca aldatan Şahin’den intikamını acı bir şekilde alır. Canan, yakın arkadaşının yaptıklarından haberdar olduğu için Osman’ı da sorumlu tutmaktadır ve bu yüzden onunla evlenmeyi çok istemesine karşın teklifini reddeder.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


Arkadaş Arıyorum Bayan Telefon Numaraları